Borsa İstanbul, nisan ayında hem BIST 100 hem de BIST 30 endekslerinde tüm zamanların en yüksek aylık kapanış rekorlarını kırarak küresel risklere rağmen güçlü bir performans sergiledi.
Borsa İstanbul’da işlem gören BIST 100 endeksi, Nisan ayını 14.442,56 puanla tüm zamanların en yüksek aylık kapanışını gerçekleştirerek tamamladı. Benzer şekilde, BIST 30 endeksi de 16.601,12 puanla rekor seviyeden kapanış yaptı.
Nisan ayı, küresel piyasalarda jeopolitik riskler nedeniyle yüksek volatiliteye sahne oldu. Ancak, Orta Doğu’daki gerilimlerin yarattığı baskıya rağmen Borsa İstanbul’daki pay piyasaları bu dönemde rekorlar kırdı.
Nisan ayında Borsa İstanbul’un en likit ve büyük şirketlerini içeren BIST 30 endeksi 16.601,12 puan, BIST 100 endeksi ise 14.442,56 puan ile tüm zamanların en yüksek aylık kapanışını kaydetti. Bu dönemde BIST 30 endeksi 16.822,46 puana, BIST 100 endeksi ise 14.621,97 puana ulaşarak görülen en yüksek seviye rekorlarını da tazeledi.
Söz konusu ayda BIST 30 endeksi yüzde 14,35, BIST 100 endeksi ise yüzde 12,91 oranında artış göstererek dünya genelinde en fazla değer kazanan borsa endeksleri arasında ilk 10’a girdi. Dolar bazında da önemli kazançlar elde edildi; BIST 30 endeksi yatırımcısına yüzde 12,46, BIST 100 endeksi ise yüzde 11,05 oranında dolar bazında getiri sağladı.
ABD-İran arasındaki gerilimin diplomatik temaslarla çözülme ihtimali, piyasalardaki risk iştahını destekledi. Ateşkes açıklamaları ve barış ihtimalinin güçlenmesi, küresel piyasalardaki toparlanmanın etkisiyle yurt içi piyasalarda yukarı yönlü bir eğilime yol açtı. Bu gelişmeler, piyasaların olumlu haberleri fiyatlama eğilimini artırdı.
Ekonomi yönetiminin aldığı önlemler ve proaktif yaklaşım mesajları, Türkiye’nin bölgedeki güçlü duruşunu pekiştirdi. Petrol fiyatlarındaki sert yükselişlere ve dolardaki güçlenmeye rağmen, güçlü rezerv yönetimi ve döviz risklerini sınırlayan hamleler TL varlıklara olan talebin devamını sağladı. Teknik olarak BIST 100 endeksinin 13.000 puanın üzerine çıkması ve ardından 13.400 seviyesini aşması, piyasalarda daha cesur bir iyimserliğe işaret etti.
Türkiye’nin coğrafyasındaki güven veren duruşu, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklara olan talebini artırırken, ülkenin borçlanma maliyetleri de geriledi. Geçen ay Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 249 baz puanda tamamlandı. Yurt dışında yerleşik kişiler, nisan ayında toplam 365 milyon dolarlık tahvil ve 1 milyar 120 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirdi.
Şirket bilançolarının olumlu gelmesi de yurt içi piyasalardaki risk iştahını destekleyen bir diğer faktör oldu. Endekste ağırlığı en yüksek şirketlerden ASELSAN, nisan ayında yüzde 31,23’lük bir yükseliş kaydetti ve 1 trilyon 916 milyar 340 milyon lira piyasa değeriyle ay sonu itibarıyla en yüksek piyasa değerine sahip şirket konumunu sürdürdü. Bu durum, teknoloji geliştiren ve yüksek katma değerli ürünler üreten şirketlere yönelik küresel yatırımcı ilgisinin bir yansıması olarak değerlendirildi.
Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Derici Şengül, borsanın ABD-İran gerilimine rağmen yükseliş isteğini sürdürdüğünü belirtti. Şengül, önümüzdeki dönemde somut bir anlaşma zemini oluşması halinde borsada daha yukarı seviyelerin beklenebileceğini ifade etti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise genel olarak gelişmekte olan ülkelerin borsalarının iyi bir performans gösterdiğini ve piyasaların iyimser senaryoları fiyatladığını vurguladı. Büyümedeki dayanıklılık, teknolojik gelişmeler ve makroekonomik dengeler, borsaların genel olarak olumlu performansının temel nedenleri olarak öne çıktı.
Başkent Olay, Ankara başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap