Kitap yükü sürekli ve durağandır. Bir raf yüklendikten sonra aylarca aynı ağırlığı taşır ve malzeme bu sabit yük altında yavaşça şekil değiştirir. Ortadan aşağı doğru oluşan hafif kavis çoğu zaman…
Kitap yükü sürekli ve durağandır. Bir raf yüklendikten sonra aylarca aynı ağırlığı taşır ve malzeme bu sabit yük altında yavaşça şekil değiştirir. Ortadan aşağı doğru oluşan hafif kavis çoğu zaman ilk yıl içinde görünür hale gelir, bir süre sonra kitaplar da o kavisten yana kaymaya başlar.
Eğilmenin ana nedeni raf malzemesi değil raf açıklığıdır. Aynı kalınlıktaki bir raf, iki destek arası mesafe uzadıkça belirgin biçimde daha çok esner. Bu yüzden bir kitaplık kütüphane dolabı seçilirken önce modül genişliğine, sonra raf kalınlığına bakılır. Geniş modüllü bir kitaplıkta ortaya eklenen tek bir dikme, raf kalınlığını artırmaktan daha etkili sonuç verir.
Kalın raf daha az eser ama kalınlık tek başına yeterli değildir. Rafın arka kenarına yapılan büküm veya alt yüzüne eklenen destek profili, aynı kalınlıkta belirgin bir dayanım kazandırır. Ahşap panel raflarda arka duvara sabitlenen bir lata da aynı işi görür.
Raf taşıyıcı pimlerinin adedi ve yuva biçimi de hesaba girer. Tek pime oturan geniş raflarda yük yalnızca dört noktaya biner ve kenarlarda zamanla gevşeme başlar. Kanal içine oturan taşıyıcılar ise yükü kenar boyunca dağıtır.
Kitap için gereken derinlik klasör için gerekenden azdır. Karışık kullanım planlanıyorsa derinlik klasöre göre belirlenir, aksi halde klasörler rafa sığmaz ve dolabın bir bölümü işlevsiz kalır. Derinliğin gereksiz artması ise arkada ölü alan üretir, kitaplar ikinci sıraya dizilir ve arkadakiler görünmez hale gelir.
Yüksek ve dar kitaplıklarda ağırlık merkezi yukarı çıkar. Üst raflar dolu, alt raflar boşken devrilme riski artar. Ağır ciltlerin alt raflara yerleştirilmesi bu riski düşürür, ancak kalıcı çözüm dolabın duvara sabitlenmesidir. Ortak kullanım alanlarında ve çocukların bulunduğu mekanlarda sabitleme bir tercih değil zorunluluktur.
Kitaplık derinliği arttıkça raf içine düşen ışık azalır. Tavandan gelen aydınlatma yalnızca en üst rafı aydınlatır, alt raflarda kitap sırtları okunmaz hale gelir. Raf altına yerleştirilen ince aydınlatma bantları bu sorunu çözer, kablo geçişi ise gövde üretilirken planlanır.
Kitaplığın konumu içeriği de etkiler. Doğrudan güneş alan duvarda kitap sırtları solar, dış duvara dayalı yerleşimde nem farkı kağıda zarar verir. Duvarla gövde arasında birkaç santimetre boşluk bırakmak hava dolaşımını sağlar.
Bir kitaplığın yalnızca kitap taşımayacağı da baştan kabul edilir. Dosya, kutu ve sergilenen nesneler için farklı raf yükseklikleri planlandığında dolap yıllar boyunca kullanılabilir kalır.
Açık raf erişimi hızlandırır ama tozlanma ve dağınık görünüm getirir. Cam kapak içeriği gösterirken tozu keser, ahşap kapak ise düzensizliği tamamen gizler. Yaygın çözüm karma düzendir: göz hizasındaki bölüm açık, alt ve üst bölümler kapaklı yapılır. Alt kapaklı bölüm ayrıca ağır malzemeyi gizleyerek dolabın ağırlık merkezini aşağıda tutar.
Kitaplık bir odanın duvar hattına oturduğunda ölçü toleransı azalır. Kolon çıkıntısı, süpürgelik yüksekliği ve priz konumu modül genişliğini doğrudan etkiler. POLEN Mobilya gibi proje bazlı çalışan üreticilerde bu ayrıntılar keşifte ölçülür, modül bölümlemesi duvarın gerçek ölçüsüne göre kurulur ve montaj yerinde tamamlanır.
Başkent Olay, Ankara başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap