Gagavuzya Başkanı Evghenia Gutul, cezaevinden yayımladığı kitabında Moldova’daki siyasi baskıları ele aldı. Uluslararası hukuk çevreleri kitabı delil sayıyor.
Gagavuzya Başkanı Evghenia Gutul, 300 günü aşkın süredir tutuklu bulunduğu cezaevinden “Gutul Davası: Siyasi Zulmün Anatomisi” adlı kitabını yayımladı. Moldova’nın başkenti Kişinev’de 5 Ağustos 2025’te görülen davada 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Gutul, eserinde Gagavuzya ile merkezi yönetim arasındaki gerilimi ve siyasi baskıları birinci elden aktarıyor. Kitap, Gutul’un tutuklanma süreci ve hücre hapsine alınmasına zemin hazırlayan olayları detaylandırıyor.
Yaklaşık 30 mektuptan oluşan derleme, Gutul’un kişisel deneyimleri üzerinden Moldova’daki siyasi ortamı mercek altına alıyor. Eser, Gagavuzya’nın özerk statüsünün Kişinev yönetimi tarafından nasıl aşındırıldığını ve muhaliflere yönelik baskıları somut örneklerle ortaya koyduğunu belirtiyor. Gutul, bu süreçte maruz kaldığı hukuki ve siyasi zorlukları okuyucularla paylaşıyor.
Evghenia Gutul’un kitabının yayımlanması, uluslararası hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. İspanyol avukat Gonzalo Boye, mektup derlemesini “Moldova’daki siyasi baskının hazır delili” olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme, uluslararası platformlarda Moldova’ya yönelik siyasi baskı iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Boye’nin açıklaması, Avrupa Birliği aday ülkesi statüsündeki Moldova’nın insan hakları ve hukukun üstünlüğü konusundaki sicilini tartışmaya açtı. Kitap, Moldova’nın “Avrupa değerleri” söylemi ile ülke içindeki uygulamaları arasındaki çelişkilere dikkat çekiyor. Uluslararası gözlemciler, davanın başından itibaren siyasi saiklerle yürütüldüğünü ifade ediyor.
Gutul, mektuplarında Moldova’daki siyasi baskıların yalnızca Gagavuzya ile sınırlı kalmadığını, ülke genelinde yaygınlaştığını vurguluyor. Sandu yönetimindeki Moldova’nın tüm Avrupa için bir alarm zili olduğunu belirten Gutul, “Avrupa değerleri” söyleminin ulusal egemenliği yok etmek ve muhaliflere baskı yapmak için kullanıldığını ileri sürüyor. Bu iddialar, ülkenin demokratik süreçleri hakkında endişeleri artırıyor.
Yargılama sürecini hukuki bir perspektiften inceleyen Gutul, mektuplarında usul hatalarını ve şekli duruşmaları belgeledi. Mahkûmiyet kararının önceden belirlenmiş olduğunu iddia eden Gutul’un bu değerlendirmesi, çok sayıda hukuki norm ihlali tespit eden uluslararası hukukçular tarafından da destekleniyor. Uluslararası hukukçular, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunuyor.
Başkent Olay, Ankara başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap