Türkiye’de geliştirilen yerli rumen sensör bolusları, sığırların sağlık durumunu anlık izleyerek verimi artırmayı ve buzağı ölümlerini azaltmayı hedefliyor.
TÜBİTAK-1005 Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi liderliğinde önemli bir proje başlatıldı. “Sığır Sağlığının İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi” adlı bu girişim, Atatürk, Erzurum Teknik ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversiteleri iş birliğiyle Türkiye’de hayvancılığın dijitalleşmesini hedefliyor. Proje, sığırların sağlık durumunu anlık takip ederek süt ve et verimini artırmayı, buzağı ölümlerini azaltmayı amaçlıyor.
Türkiye’de halen büyük ölçüde ithal edilen rumen sensör bolusları, hayvanların midesine yerleştirilen özel kapsüllerdir. Proje, bu sensörleri yerli imkanlarla geliştirerek ülkenin dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Bu sayede, Türk hayvancılık sektöründe dijital dönüşüm süreçleri hızlanacak ve sığır sağlığı anlık olarak izlenecektir.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Agah Oktay Ertay, projenin önemini anlattı. Ertay, geliştirilecek yerli rumen sensör bolusunun hayvanın midesine yerleştirileceğini belirtti. Bu sensörler, ortam sıcaklığını ve pH değerlerini sürekli ölçerek hayvanın midesindeki aktiviteleri gözlemlenebilir kılacak.
Elde edilen veriler anlık olarak bilgisayar veya tabletlere aktarılacak. Bu bilgilerle hayvanın süt verimi, kızgınlık dönemi ve et kapasitesine yönelik öngörüler güçlendirilecek. Ayrıca, hayvanın doğum zamanı, hastalık durumu veya hastalanma riskine dair sorulara yanıt bulunabilecek.
Dr. Ertay, Türkiye’deki buzağı ölümlerinin yüzde 15 seviyelerinde olduğunu aktardı. Rumen sensör bolusunu aktif kullanan ülkelerde bu oranın yüzde 2-3’e kadar düştüğünü vurguladı. Yerli üretimin yaygınlaşmasıyla buzağı ölümlerinin azalması hedefleniyor.
Geliştirilecek polimer malzemeden üretilen rumen sensör bolusları, hayvanın midesine zarar vermeyecek şekilde tasarlanıyor. Bu sensörler, beş yıldan uzun süre hayvanın midesinde kalabiliyor ve sürekli bilgi aktarımı sağlıyor. Çiftçiler veya veterinerler, tabletleri aracılığıyla bu verileri kolayca inceleyebilecek.
Aktarılan veriler sayesinde hayvanın kızgınlık dönemi, doğumu veya olası hastalık durumu önceden tespit edilebilecek. Dr. Ertay, bu durumun çiftçilere erken müdahale imkanı sunarak verimliliği artıracağını ifade etti. Böylece hayvancılıkta dijitalleşme ile daha bilinçli kararlar alınması sağlanacak.
Proje ekibi, rumen sensör boluslarının üretimi tamamlandığında 10 hayvan üzerinde testler gerçekleştirecek. On sekiz aylık bu projenin temel hedefi, tarım ve hayvancılıkta dijitalleşmeyi sağlamaktır. Başarılı sonuçlar, sürdürülebilir tarım ve hayvancılığın gelişimine önemli katkılar sunacak.
Ayrıca, 12. Kalkınma Planı hedefleri doğrultusunda Türkiye’deki sığır sayısının artırılmasına yönelik çalışmalara da destek verilmesi bekleniyor. Bu yerli teknoloji, ülkenin tarım ve hayvancılıkta rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlıyor.
Başkent Olay, Ankara başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini hızlı, doğru ve tarafsız habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur.
Yorum Yap